Op. Dr. Süleyman ESERDAĞKadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Cinsel TerapistAile Danışmanlığı, Hipnoterapist, Kozmetik Jinekoloji
PAYLAŞ:

Kadınlarda Orgazm

Cinsel ilişki veya mastürbasyon gibi cinsel aktiviteler sırasında hazzın yoğunlaşması ile rahim, vajina ve anüs çevresi kasların ritmik kasılmasıdır. Orgazm cinsel ilişkide yaşanılan hazzın en zirve noktasıdır.
Kadınlarda Orgazm

Kadınların cinsel ilişki ile ilgili yaşadıkları en büyük sorunlarından birisi de orgazm olma problemleridir. Orgazmın hiç olmaması, ilişkide çok zor orgazm olma, nadiren olma, mastürbasyonla olurken cinsel ilişkide orgazm fonksiyonunun hiç gerçekleşmemesi, istem dışı ve kontrolsüz şekilde orgazm olma. Hepsi kendi başına birer orgazmik disfonksiyondur.

Orgazm nedir?

Orgazm kelimesi Yunancada ‘şehvetli heyecan’ anlamında kullanılan ‘orgasmus’ kelimesinden gelmektedir.

Cinsel ilişki veya mastürbasyon gibi cinsel aktiviteler sırasında hazzın yoğunlaşması ile rahim, vajina ve anüs çevresi kasların ritmik kasılmasıdır. Orgazm cinsel ilişkide yaşanılan hazzın en zirve noktasıdır. Kasılmalar ortalama 3-15 kez arasında olur ve 5-15 saniye arası sürer. 60 saniyeye kadar uzayabilir. Sayısı ve süresi kişiden kişiye değişir ve pelvik taban kas gücüyle ilişkilidir. Bu ritmik kasılmalardan sonra bir rahatlama ve gevşeme hali gerçekleşmektedir. Orgazmı daha iyi anlayabilmek için cinsel ilişki evrelerinden bahsetmekte fayda olacaktır.  

Cinsel ilişki evreleri

Cinsel ilişki özetle dört ayrı evreden oluşmaktadır:

Uyarılma evresi: Cinsel imajinasyon ve aktivitenin başlamasıyla beraber genital bölgelere ve meme uçlarına kan akışının yoğunlaştığı evredir. Heyecanlanma ile birlikte vajinal ıslanma da artar.

Plato evresi: Cinsel uyarılmadan dolayı vajinanın 1/3’ lük kısmında kan dolaşımının yoğunluğundan dolayı vajinanın şekli değişir. Birleşmeye hazır olunan evredir. Haz oldukça artmış ve tetiklenmeyi beklemektedir.

Orgazm evresi: Cinsel ilişki sırasında en kısa süren evredir. İlişki sırasında hazzın en yüksek noktaya ulaşmasıyla rahim, vajina ve anüs kaslarında ritmik kasılmalar oluşur. Bu kasılmalar ortalama 3-15 defa gerçekleşir. Beyinde bir tatmin duyusu ile karakterizedir.

Çözülme (rezolüsyon) evresi: Bu süreçte daha önceki evrelerin kaybolup, vücudun normale döndüğü zamanı kapsar. Dinlenme sürecidir.

Orgazm fizyolojisi ve otonom sinir sistemi

Vücudumuzu otonom sinir sistemi içerisinde yer alan sempatik ve parasempatik sinir sistemimiz yönetmektedir. Cinsel uyarılma ile birlikte artan parasempatik aktivite ile genital bölgeye kan akımı artmakta, bu şekilde kadınlarda vajinal ıslaklık artarken, erkeklerde penis büyüyüp sertleşmektedir. Daha sonra belli bir aşamada parasempatik hakimiyet sonlanmakta ve artan sempatik aktivite ile erkeklerde ve kadınlarda boşalma fonksiyonu gerçekleşmektedir.

Erkeklerde orgazm meninin dışarı atılması şeklinde olur. Kadınlarda ise rahim, vajina ve anüs çevresi kasların kasılması ile karakterizedir.

Kadınlarda orgazm ile birlikte ‘Prolaktin’ hormonu (süt hormonu) seviyelerinde artış gerçekleşmektedir.

Kadınlar nasıl orgazm olur?

Kadınlarda genital bölgenin; özellikle de klitoris, idrar deliği çevresi ve vajina ön duvarın mekanik temasla uyarılması orgazmı tetiklemektedir. Vajinanın ön duvarı, arka duvarına oranla daha duyarlıdır. Ayrıca meme uçları, anüs çevresi, mons pubis uyarıları da orgazmı kolaylaştırmaktadır. Hipnoz ve uyku sırasında da orgazm gerçekleşebilmektedir.

Orgazmın rahat bir şekilde olabilmesi için zihinsel konsantrasyon, kontrolü bırakabilme, düşünme ve imgeleme (hayal kurma) şarttır.

Erkek ve kadın orgazmının farkları

Erkekler orgazm sırasında meninin dışarı atılması (ejekulasyon) sürecini yaşarlar. Kadınlarda genelde bu tür bir boşalma izlenmez. Ritmik şekilde vajina ve anüs çevresi kaslarda bir kasılma ile karakterizedir.

Kadınlar orgazm konusunda erkeklerden çok daha şanslıdır; her hangi bir mekanik etkiye gerek duymadan dahi orgazm olabilirler. Ayrıca, tek bir ilişkide birden çok kez orgazm olabilme şansları da vardır.

Erkekler orgazm sırasında seksüel uyarı dursa dahi orgazm işlevine devam edebilirler. Kadınlarda ise vajinal veya klitoral uyarı durduğu takdirde orgazm işlevi de durur.

Kadın boşalması

Kadınların ancak % 5’inde orgazm sırasında ‘kadın boşalması’ (kadın ejekulasyonu) adı verilen bir boşalma durumu gerçekleşmektedir. Yani vajina ağzından dışarıya erkeklerdekine benzer şekilde sıvı çıkışı olmaktadır. Kadın boşalmasının olmaması bir problem olarak kabul edilmez.  

Orgazm olma gebe kalmayı etkiler mi?

Orgazm sırasında oluşan rahim kasılmaları, negatif bir basınç etkisi oluşturarak spermin servikal kanaldan fallop tüplerine taşınmasına olanak sağlar. Bu şekilde gebe kalabilmeyi kolaylaştırır. Ancak gebe kalmak için orgazm olma şartı yoktur.     

Vajinismus hastaları orgazm olabilirler

Vajinismus hastaları eşleriyle birlikte tam bir cinsel beraberlik sağlayamasalar da, sürtünme ile yüzeyel tatmin yoluyla klitoral orgazmı yaşayabilirler. Vajinismus sorunu, dıştan mastürbasyon ve mekanik uyarı ile orgazma engel değildir.

Orgazm olamama problemi ve tedavisi

Kadınlarda orgazmın olamaması veya oldukça zor veya nadiren gerçekleşmesi durumudur. Erkeklerde de geç boşalma veya boşalamama şeklinde kendisini gösterir.

Kadınların önemli bir kısmı da mastürbasyonla orgazm olabilirken, eşleri ile ilişki sırasında orgazmı yaşayamamaktadırlar. ‘Koital anorgazmi’ denilen bu durum bazı sıkıntılara neden olabilir. Orgazm olamama kadında, eşinde veya ikili ilişkilerinde sorun teşkil ediyorsa tedavi edilmelidir. Günümüzde önerilen cinsel terapi yöntemlerine ek olarak vajinal lazer, genital radyofrekans, genital PRP gibi medikal uygulamalar yeni bir çığır açmıştır. 

  • Gebelikte Cinsel Yaşam

    Gebelik kadın hayatını kökten etkileyen son derece değişik bir süreçtir. Bu süreç içerisinde fiziksel değişikliklerin yanı sıra pek çok psikolojik değişiklik de ortaya çıkar. Hayatın her evresinde büyük önem taşıyan cinsellik ve cinsel yaşam çoğu zaman gebelikten olumsuz etkilenir. Özellikle ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarında bu sürece uyum sağlama aşamalarında cinselliğe karşı soğukluk olabilir. Cinsellik ve cinsel istek aslında insanın içinde doğuştan var olan içgüdülerden biridir. Bu güdünün amacı varlıkların kendi soyunu devam ettirme isteğidir.

    Gebelikte cinsel ilişki bebeğe zarar verir mi?

    Gebeliğin fark edilmesi ile birlikte kadınlarda annelik içgüdüsü biraz daha baskın hale gelir. İlk gebeliğini yaşayanlar da dışarıdan gelecek her türlü müdahalenin bebeğe zarar vereceği düşüncesi anne adayının cinsel isteklerini köreltebilir. Oysa ki; normal seyreden bir gebelikte cinsel ilişkinin olumlu ya da olumsuz hiçbir etkisi yoktur. Halk arasında erken dönemde yaşanacak cinsel ilişkinin bebekte sakatlık ya da ölüme neden olacağı veya bir düşük ile sonuçlanacağı fikri hakim olmasına rağmen bunun hiç bir bilimsel dayanağı yoktur. Gebelik ilerledikçe ve anne adayı kendisinde gerçekleşen bu değişime uyum sağladıkça cinsel istekte de bir artış görülebilir, ancak rahimin iyice büyümesi ile birlikte cinsel ilişki teknik olarak zor bir hal alır. Bu durum zaman zaman anne adayında ağrı ve acıya neden olabilir. Bu nedenden ötürü gebeliğin son dönemlerinde cinsel istekte yeniden azalma görülebilir. Her şeyin normal olarak gittiği durumlarda doğuma kadar cinsel yaşamda hiçbir kısıtlama yoktur.

    Kimlerde cinsel ilişki kısıtlanabilir?

    Bazı durumlarda ilişki yasağı vardır.

    Vajinal kanama: Yaşamakta olduğu gebeliğinde herhangi bir dönemde vajinal kanama olması durumunda, düşük veya erken doğum tehdidi olan kadınlarda ilişki kesinlikle yasaklanır. Bu yasak tehlikenin ortadan kalktığı kesin olarak saptanana kadar devam eder.

    Plasenta previa: Riskli gebelikler sınıfına giren ‘plasenta previa’ (plasentanın önde gelmesi) durumunda da kanamayı başlatma riski nedeni ile ilişkiden kaçınmak gerekir.

    Amniyon suyunun gelmesi: Suyun erken gelmesi enfeksiyon ve erken doğum için risk oluşturur. Bu durumda da cinsel ilişki yasaktır.

    Servikal yetmezlik: Rahim kanalın normalden kısa ve geniş olması da erken doğum açısından risk üretmektedir.

    Erken doğum riski taşıyanlar: Erken doğum ve düşük risklerinin varlığı veya önceki gebeliklerinde bu problemleri yaşamış olanlar risk altındadırlar. Bu hamilelere de cinsel ilişki önerilmez.

    Genital enfeksiyonlar: Erkekte veya kadında teşhis edilmiş genital enfeksiyon varlığında da tam olarak tedavi tamamlanıncaya kadar yasak konmalıdır.

    Vajinismus ve gebelik bir arada ise: Vajinismus hastaları bazen tesadüfi şekilde, tam bir cinsel birliktelik yaşamadan gebe kalabilmektedirler. Bu durum spermlerin yüzme hareketlerine bağlıdır.

    Bu şekilde gebe kalan vajinismus hastaları gebeliklerinin 3-7. ayları arasında vajinismus tedavisi için kliniğimize başvurabilirler. Böylelikle hem gebelikte cinsel ilişkiye girme özgürlüğünü kazanırlar, hem de jinekolojik muayene olma ve normal doğum yapma şansını elde ederler. Diğer taraftan sorunlarının çözümünü de ertelememiş olacaklardır.

    Gebelikte seks yapmak doğru mudur?

    Erken doğum veya düşük (abort) riski yoksa, plasenta normal yerleşimli ise, bireylerde genital enfeksiyon taşıyıcılığı yoksa gebeliğin son ayı haricinde cinsel ilişki önerilebilir. Ancak ilişki sonrası karın, kasık ağrısı veya kanama şikayeti olan kişiler ilişkiden kaçınmalıdır.

    Cinsel ilişki düşüğe sebep olur mu?

    Pek çok çift gebeliğin özellikle ilk üç ayı içerisinde cinsel ilişkiye girmenin düşüğe sebep olabileceğini düşünmektedir. Fakat bu dönem zarfında gerçekleşen düşüklerin pek çoğu ilişkiyle bağlı olmayıp, rahim içinde gelişmekte olan bebekteki genetik bozukluklar ile ilişkilidir.

    Orgazm olmak erken doğuma sebep olur mu?

    Orgazm olmak rahmin kasılmasına sebep olabilir. Fakat yapılan araştırmaların büyük bir çoğunluğuna göre, normal bir gebelikte cinsel ilişki olsun veya olmasın, orgazmın erken doğuma sebebiyet vermediğini göstermektedir.

    Eğer önceden prematüre (erken) doğum yaptıysanız, meme uçlarının uyarılması doğum ağrılarınızı başlatabilir.

    Cinsel ilişki bebeğe zarar verir mi?

    Kesinlikle hayır. İlişki esnasında erkeğin penisi fiziksel olarak bebeğe temas etmez. Çünkü bebek, rahim kasları, amniyon sıvı ve kesesi tarafından oldukça iyi korunmaktadır. Ayrıca rahim kanalının girişindeki mukus tıkaç (servikal mukus) semenin ve bakterilerin rahim içine geçişini engeller. Ancak, derin ilişki veya zorlama, ağrıya sebep olursa bundan kaçınılmalıdır.

    Gebelikte kaçıncı haftaya kadar cinsel ilişki serbesttir?

    Gebeliğin son haftasına kadar serbesttir. Hatta geniş çaplı bir meta-analiz çalışmasında, ilişki sırasında salgılanan hormonların rahim kasılmalarını azalttığı ve erken doğum önlediği gösterilmiştir.

    Gebelikte cinsel ilişki esnasında prezervatif kullanımı önerilmekte midir?

    Gebe olsun veya olmasın, yeni veya birden fazla kişiyle cinsel ilişkiye giren tüm poligamik kadınlar, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için prezervatif kullanmalıdır.

    Cinsel yolla bulaşan hastalıkları kapan tüm gebeler, bebeğe zarar verebilecek enfeksiyonlara açıktır ve erken doğum yapma olasılıkları vardır.

    Hepatit B, Hepatit C, HIV (AIDS) ve Herpes mikroorganizmaları cinsel ilişki ile bulaşan ve doğum yoluyla bebeğe aktarılabilen ajanlardır.

    Kadının cinsel arzuları gebelikte nasıl etkilenir?

    Gebeliğin ilk üç ay, ikinci üç ay ve son üç ay olmak üzere üç ayrı dönemi vardır. Her dönemin özellikleri birbirinden farklı olduğu gibi bu dönemlerdeki cinsel istek ve arzular da farklıdır.

    İlk üç ay Gebeliğin adaptasyon dönemi olan ilk üç ayında cinsel arzularda genel olarak bir azalma gözlenebilir ve bu durum çiftin cinsel hayatını etkileyebilir. Bu dönemde değişen hormon dengeleri, bitkinlik, halsizlik, bulantı ve kusmalar ile kadının kendini güçsüz ve çirkin hissetmesi cinsel arzuları olumsuz yönde etkileyebilir.

    İkinci üç ay İkinci üç ay boyunca, cinsel dürtülerde bir takım artışlar meydana gelmeye başlar. Göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artışıyla beraber cinsel dürtüler yoğunlaşır. Meme ve cinsel organlara giden kanın artması, kadının kendisini daimi olarak cinsel ilişkiye hazır hissetmesine sebep olabilir.

    Sonuncu üç ay Son üç aya girildiğinde ise gebeler genelde cinsel arzularının tekrar azalmaya başladığını hissederler. Büyük bir karın cinsel ilişkiyi fiziksel olarak zorlaştırabilir. Bunun yanında artan yorgunluk, sırt-bel-karın ağrıları, artan vajinal akıntı ve mantar enfeksiyonları, vajendeki ödemlenme sonucunda ilişki anında hissedilen acılar gebeyi yeniden cinsel ilişkiden uzaklaştırabilir. Son dönemdeki bir çift, birbirini zorlamadan rahat hareket edebilecekleri pozisyonlarda seks yapmayı deneyebilir.

    Gebelikte cinsel ilişki sırasında hangi pozisyonlar denenebilir?

    Değişik pozisyonları denemeniz gebelik boyunca faydalı olabilir. Örneğin çok kullanılan erkeğin üstte olduğu yol, son dönemlerdeki bir gebelikte karnın yaptığı basınca bağlı hem anneye rahatsızlık verecektir, hem de çocuğun kan dolaşımını bozacaktır. İleri gebelik haftalarında, daha çoklukla kadının üstte veya yanda olduğu, kadının hareketlerine yön verebileceği pozisyonlar tercih edilebilir.

    Çiftler tüm bu cinsel arzu değişiklikleriyle nasıl başa çıkabilirler?

    Gebe kadın, eşinden cinsel ilişki isteği olmaksızın şefkat bekleyebilir. Fakat erkek de bu isteksizliği bir reddedilme olarak algılayabilir. Önemli olan çiftlerin birbirinin isteklerini ve arzularını açıkça konuşabilmesidir. Diğer seks yöntemleri de konuşulabilir. Örneğin oral seks, masaj veya mastürbasyon denenebilir.

    Neden gebelikte seks konusunda fazla konuşulmamaktadır?

    Konu hakkındaki bilimsel yayınlar kafa karıştırıcıdır. Diğer bir neden ise bazı hekimlerin hastalarıyla cinsel konularda konuşmaktan rahatsızlık duyması olabilir. Bu sebeplerden dolayı, çiftler gebelik esnasında cinsel ilişkiden kaçınmaları gerektiği mesajını alabilirler. Aslında cinsellik ve cinsel istek, insanın içinde doğuştan var olan içgüdülerden biridir. Bu güdünün amacı, varlıkların kendi soyunu devam ettirme isteğidir. Buna rağmen bu konu maalesef hala bir tabu konumundadır.

    Doğumdan ne kadar süre sonra çiftler cinsel ilişkiye girebilirler?

    Doğru cevap çifte göre değişir. Genellikle, rahatsızlık veren bir sorun yok ve her şey yolunda gidiyorsa normal doğum veya sezaryenden 20-25 gün sonra cinsel ilişkiye başlanabilir. Fakat çiftler, anne-baba olduktan sonra cinsel ilişkilerinde de bir takım değişiklikler yaşarlar. Bu da çok normaldir ve eğer kafalarda bir takım soru işaretleri oluşmuş ise en iyisi çiftin güvendikleri bir hekime başvurmalarıdır.

     

HASTA VİDEOLARI
TÜM MEKTUPLAR
SORU SORABİLİRSİNİZ
SORU SOR
ULUSLARARASI EĞİTİMLER VE TOPLANTILAR

2017 sonrası, Dr. Süleyman Eserdağ tarafından verilen kurs, eğitim ve toplantıların bir kısmını aşağıdaki bölümlerden inceyebilirsiniz.

TÜM EĞİTİMLER
İletişim ve Randevu

Formu doldurup gönderdikten sonra size geri dönüş sağlanacaktır. Bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.

Op. Dr. Süleyman EserdağOp. Dr. Süleyman ESERDAĞKadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Cinsel Terapist
0212 225 15000850 303 20 00