
Binlerce yıldır Uzakdoğu’da yüzlerce hastalıkta tedavi yöntemi olarak uygulanan akupunktur; son yıllarda tüm dünyada yaygınlaşmaktadır. Dünya sağlık örgütünün 150 hastalıkta etkinliğini onaylamıştır.
Ağrısız, acısız ve yan etkisiz güvenilir bir uygulamadır. Akupunkturun felsefesi vücudun kendi ilacını kendisinin üretmesi esasına dayanmaktadır.
Akupunktur yapıldığında beyinden serotonin, melatonin, endorfin gibi mutluluk hormonları ve nörotransmitterler salgılanır. Akupunktur tedavisi ile depresyon ilacı almadan, ilaçların yan etki ve bağımlılıklarıyla uğraşmak zorunda kalmadan depresyon, kaygı ve panik atak tedavi edilebilmektedir.
Vajinismusta akupunktur tedavisi destekleyici bir yöntemdir; cinsel ilişkiye girememeye neden olan kaygı, korku ve ağrıları gidericidir. Bilişsel ve davranışsal tedavinin başarısını arttırır. Akupunktur tedavisiyle vücut doğal ağrı kesiciler üretir. Korku ve ağrı azalır. Vajinismusta oluşan depresyon ve özgüven eksikliği düzelir, tam bir rahatlama, gevşeme sağlanır.
apılan çalışmalarda akupunktur tedavisiyle yumurtlama, aşılama ve tüp bebek tedavilerinde başarı oranı %25 oranında artmaktadır. Akupunktur tüp bebekte uygulandığında; oluşan yumurta sayısı, yumurtaların kalitesi, rahim içi kalınlığı ve transfer edilen embriyoların rahim içine tutunma başarısı artmaktadır.
Akupunktur adet öncesi sendrom, dismenore ve adet düzensizliklerinin tedavilerinde de uygulanabilmektedir.
Zayıflama için de akupunktur oldukça etkili olmaktadır. Bu tedavi iştah ve ödemi azaltır, su içimini arttırır ve tatlı isteğini azaltır. İnsülin dengesini de ayarlar; bu nedenle diyabet (şeker hastalığı) hastalarında kan şekeri regülasyonunda etkilidir.
Migren, kulakta çınlama, hipertansiyon (yüksek tansiyon),disk kayması (bel ve boyun fıtığı),gastrit, mide ülseri, karpal tünel sendromu, astım, alerjik durumlar, kabızlık, ishal gibi 150 kadar hastalıkta akupunktur etkin olarak kullanılmaktadır. Cilt güzelleştirme için de ‘kozmetik akupunktur’ yöntemleri mevcuttur.
Hocam Merhaba ; benim kizimda yaklaşık 3 yıldır PGAD Sendromu var.Bu süreçte yaşadığı durumun zorluğundan anksiyete de gelişti.Ya da anksiyete den dolayı bu durum ortaya çıktı.Bu süreçte bakıldığı kadarı ile organik bir durum tespit edilmedi.Bu süreçte Esmax adlı antidepresan kullandı.Semptomlar biraz azaldı.Fakat geçmedi. Hocam bulunduğumuz zorlu süreci anlayacağinizi umarak ve değerli tecrübelerinizden dolayı siz bu konuda muayene yapar misiniz veya yönlendirebileceğiniz başka bir doktor var mıdır? Teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim.
Öncelikle hem kızınız hem de aileniz için bu sürecin ne kadar zorlayıcı olabileceğini anlıyorum. PGAD (Persistent Genital Arousal Disorder) nadir görülen ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen bir durumdur. Çoğu vakada belirgin bir “tek” neden saptanamaz; ancak nörolojik, pelvik taban kas disfonksiyonu, sinir hassasiyeti (özellikle pudendal sinir),omurga kaynaklı faktörler veya psikiyatrik eşlik eden durumlar birlikte rol oynayabilir. Anksiyete bazen tabloyu artırabilir; ancak bu durumun yalnızca psikolojik kökenli olduğu anlamına gelmez. Antidepresanlarla kısmi yanıt alınması da nöro-kimyasal mekanizmaların sürece katkı sağlayabileceğini düşündürür. Bu tür vakalarda yaklaşım genellikle multidisipliner olmalıdır: • Jinekolojik değerlendirme • Pelvik taban fizyoterapisi açısından inceleme • Gerekirse nörolojik değerlendirme (lomber/sakral bölge görüntüleme dahil) • Deneyimli bir psikiyatri desteği Kliniğimizde ön değerlendirme yapabilir, gerekli branşlara yönlendirme planlayabiliriz. Uygun görürseniz randevu organize edebiliriz. Bu durum karmaşık olsa da tamamen “çaresiz” değildir; doğru ekip ve sistematik yaklaşım önemlidir.
Copyright 2026 Doç. Dr. Süleyman Eserdağ. Tüm Hakları Saklıdır. Yasal Uyarı