Doç. Dr. Süleyman EserdağKozmetik Jinekoloji ve Cinsel Terapi
Avrupa Board Sertifikalı Cinsel Terapist (Fellow)
‘Kadın Genital Estetik ve Fonksiyonel Cerrahisi’ Kitabının Yazarı
PAYLAŞ:

Genital Bölgede Sedef Hastalığı (Psöriasis)

Sedef hastalığı genital bölgede nadiren ve sınırlı lezyonlarla karşımıza çıkmaktadır. Özellikle kış mevsiminde ve soğuk günlerde ortaya çıkmaktadır.
Genital Bölgede Sedef Hastalığı (Psöriasis)

Sedef Hastalığı (Psöriasis) kişinin kendi dokularına karşı gelişen, vücudun herhangi bölgesindeki ciltte sedef (gümüş) benzeri beyaz pullarla kaplı kızarıklıkların oluştuğu bir cilt hastalığıdır.

Psöriasis kronik seyirli (süregen) bir hastalıktır. Dönem dönem iyileşen lezyonlar daha sonra yeniden alevlenebilmektedir. Deri döküntüleri sıklıkla saçlı deri, el bileği, dirsek, diz ve göbek çevresinde gözlenmektedir.

Sedef hastalığı genital bölgede nadiren ve sınırlı lezyonlarla karşımıza çıkmaktadır. ‘Vulva’ adı verilen dış genital bölgede tipik sedef rengi kalın plaklar, pullanmalar veya pembe - kırmızı renkte döküntüler şeklinde kendisini gösterebilir. Lezyonlar, özellikle kış mevsiminde ve soğuk günlerde ortaya çıkmaktadır.

Sedef hastalığı (Psöriasis) nedir?

Sedef hastalığı tıbbi olarak “Psöriasis” (Psöriazis) olarak bilinen süregen bir deri hastalığıdır.

Sedef hastalığı olan kişilerde, vücudun belirli bölgelerinde cilt hücreleri normalden daha hızlı ve fazla çoğalır. Bu hızlı çoğalma ile birlikte, ciltte bir takım değişiklikler ortaya çıkar. Genellikle hastalığın etkilediği cilt bölgesinde “beyaz pullar” ile kaplı kırmızı lekeler görülmeye başlanır.

Vücudun herhangi bir yerinde olabileceği gibi, şiddetli vakalarda aynı anda birden çok yerde olabilir. Lezyonlar; stres, yaşam tarzı, beslenme ve çevresel faktörler ile bağlantılı olarak kimi zaman söner, kimi zaman da tekrar alevlenir.

Sedef hastalığının sıklığı. Yaygın bir hastalık mıdır?

Tüm dünyada yaygın olarak görülen sedef hastalığı, genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak değiştirebilmektedir. Genellikle her 100 kişiden bir veya ikisinde ortaya çıkabilmektedir. Erkek ve kadınlarda eşit sıklıkta gözlenir. Hastalığa yatkınlık ebeveynlerden çocuğa aktarılabilir, ancak hastalık çocukluk çağında başlamayabilir. Şikâyetlerin genellikle 15-30 yaşları arasında başladığı görülmüştür.

Genital bölgede sedef hastalığı olur mu?

Genital bölgede sedef hastalığı (Vulvar Psöriasis)

Genital bölgede sedef hastalığı (Vulvar Psöriasis)

Sedef hastalığı cilt ile kaplı vücudun her yerinde olabileceği gibi, genital bölge de olabilir. Genital bölgede görülen sedef hastalığına “Vulvar Psöriasis” hastalığı adı verilmektedir. Genital bölgede sıklıkla “vulva” adını verdiğimiz dış genital bölge etkilenirken, aynı zamanda anüs (makad) çevresinde de izlenebilmektedir.

Vulvar sedef hastalığı çoğu zaman vücudun diğer bölgelerinde başlayan döküntülerle eş zamanlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bazen ise tek başına da gözlenebilmektedir.

Vulvar psöriasis neden olur?

Vulvar psöriasis’in nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Çoğunlukla birden fazla faktörün, hastalığın ortaya çıkmasına sebep olduğu düşünülmektedir. En büyük etken genetik yatkınlıktır. Bunun dışında, bağışıklık sistemindeki değişiklikler ve çevresel faktörlerin sedef hastalığına sebep olabileceği düşünülmektedir.

Bağışıklık sisteminde olan herhangi bir değişiklik ciltte çoğalma sürecini hızlandırıp, hastalığın ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir. Psöriasis bazı boğaz enfeksiyonları sonrası gelişebilmektedir.

Sedef Hastalığına sebep olabilecek bazı çevresel faktörler:

  • Bazı ilaçların kullanımı (kortizon, lityum, bazı tansiyon ilaçları, aspirin vb),
  • Aşırı alkol alımı,
  • Sigara,
  • Ciltte meydana gelen kesikler, sıyrıklar veya cerrahi müdahaleler,
  • Kaşıma, keselenme, güneş yanığı gibi cildin hasarlanması,
  • Stres.

Genital sedef hastalığının belirtileri nelerdir?

Sedef hastalığı toplumda sık görülen, alevlenmelerle birlikte uzun süre devam eden bir hastalıktır. Genellikle, dış genital bölgede ciltte keskin sınırlı kızarıklıklar şeklinde görülür. Vücudun diğer bölgelerinde bu kızarıklıkların üzerinde pullanma olurken, vulvada bu olmayabilir. Çünkü genital bölge nemli bir alan olduğundan sadece kızarıklık olarak ortaya çıkabilir. Bu lezyonlar oldukça kaşıntılıdır ve hastaların yaşam kalitesini oldukça etkiler.

Genital psöriasis hastalığı bulaşıcı mıdır?

Psöriasis hastalığı mikrobik bir enfeksiyon değildir. Bundan dolayı kişiden kişiye bulaşmaz. Hastanın kendisinde, temas yolu ile bir bölgesinden vücudun diğer bir bölgesine geçmez. Cinsel ilişki, ortak eşya veya tuvalet kullanımı ile yayılmaz. Ancak hastalığa karşı genetik yatkınlıktan dolayı, bazen aynı ailenin birden fazla üyesinde görülebilmektedir.

Tanısı nasıl konulur?

Vulvar sedef hastalığı tanısı sıklıkla hastanın şikayetlerinin dinlenmesi ve muayenesi sonrasında konulmaktadır. Tanı için bu genellikle yeterli olmakla birlikte, kesin teşhis konulması için biyopsi, yani ciltten parça alınarak patolojik incelenmesi gereklidir.

Genital psöriasis hastalığının tedavisi var mı?

Genital psöriasis hastalığının kesin bir tedavisi yoktur. Yapılan tedaviler daha çok hastalığın alevlenmesinin azaltmak ve hayat konforunu arttırmaya yöneliktir.

Genital psöriasis hastalığı, vücudun diğer bölgelerinde olan sedef hastalığı gibi tedavi edilmektedir. Şikayetleri azaltmaya yönelik kullanılan birçok tedavi yöntemi vardır. Bu yöntemlerden bazıları yeni cilt hücrelerinin büyümesini yavaşlatırken, bazıları kaşıntıyı giderir ve kuru cildi rahatlatır. Lezyonun türü, büyüklüğü ve bireyin ek hastalığının varlığına göre bir tedavi planı çizilmektedir.

Vulvar sedef hastalığında kullanılan ilaçlar

Tedavi süresi uzun olacağı için, mutlaka hasta ve hekim detaylıca görüşerek karar vermelidir. Kullanılan ilaca bireyin uyumu, tedavi başarısını ciddi anlamda etkiler. Bu amaçla kullanılan ilaçlar şunlardır:

  • Kortizon içerikli cilt kremleri,
  • Nemlendiriciler,
  • Fototerapi (Ultraviyole ışınları),
  • Kömür katranı içeren kremler,
  • D vitamini içeren kremler,
  • Sistemik ilaç tedavileri (Metotreksat, retinoidler).

Psöriasis hastalığı kendiliğinden geçer mi?

Psöriasis hastalığı ömür boyu süren bir hastalıktır, kendiliğinden geçme nadirdir. Kontrol altına alınmadığında, şikayetler oldukça rahatsız edici olmaktadır. Bundan dolayı sürekli takip gerektirir.

Hasta ve hekim sürekli işbirliği içinde olmalı, hasta söylenenlere aksatmadan uymalıdır. Bazı önlemler ile şikayetlerin oldukça azaltılabileceği unutulmamalıdır.

Hastalığı kontrol altında tutabilmek için alınabilecek önlemler:

  • Hastalığı alevlendirebilecek davranışlardan kaçınılması (kaşıma, banyoda lifleme, keseleme gibi),
  • Bazı ilaçların kullanımında dikkatli olunması (özellikle kortizon içerikli ilaçlar şikayetleri artırabilir),
  • Sigara ve alkolden uzak durma,
  • Stresten kaçınma, düzenli egzersiz,
  • Sağlıklı beslenme.

Beslenme nasıl olmalı?

Beslenme ile genital sedef hastalığı arasındaki ilişki tam olarak aydınlatılabilmiş değildir. Fazla kilolardan kurtulmak, trans veya doymuş yağ içeren ürünlerin tüketiminden kaçınmak, alkol tüketimini azaltmak genital sedef hastalığında şikayetleri oldukça azaltacaktır.

Diyetten gluten içerikli besinlerin uzaklaştırılması da lezyonların hafiflemesi açısından faydalı olabilmektedir. Aynı zamanda hastalar tükettikleri besinlerden hangilerinin hastalığı alevlendirdiği konusunda bilinçli olmalıdırlar.

Genital bölgede sedef hastalığı cinselliği etkiler mi?

Genital bölgede sedef hastalığı olan kişiler fiziksel ve psikolojik olarak bu hastalıktan çok etkilenirler. Gündelik yaşamları ve cinsel hayatlarında olumsuz yönde değişiklikler olabilir. Genital bölgede yer alan lezyonlar sıklıkla estetik kaygıya sebep olur. Atak döneminde kaşınma ile beraber cilt enfeksiyonları görülebilir.

Bu dönemde cinsel ilişki sırasında ağrı duyabilirler. Ayrıca lezyonların görüntüsünden rahatsızlık duyarak partnerinden utanırlar. Bu da zamanla özgüven eksikliğine ve sonrasında cinsel isteksizliğin ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir.

Genital bölgedeki sedef hangi hastalıklara benzer?

Genital bölgedeki sedef hastalığı, sıklıkla mantar enfeksiyonu ile karıştırılabilmektedir. Mantar enfeksiyonları, sedef hastalığındaki lezyonlardan farklı olarak, kaşıntılı alanların belirli bir sınırının olmaması ile karakterizedir. Bunu dışında, genital bölgede kaşıntı şikayeti lichen sclerosus hastalığında da izlenmektedir.

Liken sclerosus bir cilt hastalığı olup, sıklıkla genital bölgede ciltte ‘hiperkeratoz’ denilen kalınlaşma olur, bunun sonucunda kaşıntı ve hassasiyet gelişir. Zamanla bu dokuların birbirine yapışmasına neden olarak genital bölgede deformasyona yol açar. Genital bölgedeki sedef hastalığından farklı şekilde bir görünüme sahiptir. Kesin tanı için cilt biyopsisi şarttır. Çünkü bazı hastalarda aynı anda her iki hastalık (liken + sedef) birlikte görülebilmektedir.

Vulvada görülen kaşıntılı bir lezyon da Fox-fordyce hastalığı ‘dır. Bu hastalıkta da genital bölgede kaşıntılar mevcuttur. Ancak tıkanmış Apokrin bezlerine bağlı olarak deride çıkıntılar ile kendisini gösteren lezyonlar mevcuttur.

Kliniğimizde genital bölge sedef hastalığı için uygulanan tedavi yöntemleri

Kliniğimizde genital bölge sedef hastalığı olan hastalara bütüncül olarak yaklaşmaktayız. Öncelikle beslenme alışkanlıklarındaki değişme olmazsa olmazımızdır. Sedef hastalarımız için özel diyet programı düzenleyip, bu bölgeyi tahriş edici çevresel faktörler açısından eğitim vermekteyiz. Kliniğimizde genital bölge cildinin rejenerasyonunu arttıran tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Genital sedef hastalığı tedavisi için kliniğimizde uygulanan tedavi yöntemleri arasında:

  • Genital ablatif lazer,
  • Genital PRP,
  • Destekleyici özel kremler,
  • Karboksiterapi tedavileri uygulanmaktadır.
SORU SORABİLİRSİNİZ
DOÇ. DR. SÜLEYMAN ESERDAĞ TARAFINDAN VERİLEN EĞİTİMLER

Doç. Dr. Süleyman Eserdağ tarafından genital estetik cerrahisi ve seksoloji alanlarında verilen kurs, eğitim ve toplantıların bir kısmını aşağıdaki bölümlerden inceyebilirsiniz.

TÜM EĞİTİMLER
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ
Uluslararası Sağlık Turizm Yetki Sertifikası

Dr. Süleyman Eserdağ muayenehanesi, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından “uluslararası sağlık turizm yetki sertifikasına” sahiptir.

ULUSLARARASI SAĞLIK TURİZMİ YETKİ BELGESİ

Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik kapsamında, “Uluslararası Sağlık Turizmi Sağlık Tesisi Yetkinlik Kriterleri”ne ve Yönetmeliğin genel esaslarına uyarak, Uluslararası Sağlık Turizmi faaliyetinde bulunmaya hak kazanmıştır.

İletişim ve Randevu

Formu doldurup gönderdikten sonra size geri dönüş sağlanacaktır. Bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.

TRENDE
Doç. Dr. Süleyman EserdağDoç. Dr. Süleyman EserdağKozmetik Jinekoloji ve Cinsel Terapi
Avrupa Board Sertifikalı Cinsel Terapist (Fellow)
‘Kadın Genital Estetik ve Fonksiyonel Cerrahisi’ Kitabının Yazarı
0212 225 15 00
0530 763 34 00
Bu web sitesi, web sitemizin kalitesini artırmak için istatistikler oluşturmak amacıyla veri toplamak için tanımlama bilgileri kullanır. Aşağıdaki butonlara tıklayarak veya Çerez Politikası sayfasını ziyaret ederek çerezlerimizi kabul edebilir veya reddedebilirsiniz. Herhangi bir seçim yapılmaması durumunda varsayılan "izin yok" seçeneği geçerlidir ve reddetme kullanıcı deneyiminizi sınırlamaz.
Kabul EtReddetÇerez Politikası