Doç. Dr. Süleyman EserdağKozmetik Jinekoloji ve Cinsel Terapi
Avrupa Board Sertifikalı Cinsel Terapist (Fellow)
‘Kadın Genital Estetik ve Fonksiyonel Cerrahisi’ Kitabının Yazarı
PAYLAŞ:

Menopoz Şikayetleri ve Baş Etme Yöntemleri

Menopoz, kadınlarda yumurtalıkların işlevinin tükenmesiyle adetlerin ve gebe kalmanın sona erdiği fizyolojik ve doğal bir dönemdir.
Menopoz Şikayetleri ve Baş Etme Yöntemleri

Menopoz, kadınlarda yumurtalıkların işlevinin tükenmesiyle adetlerin ve gebe kalmanın sona erdiği fizyolojik ve doğal bir dönemdir. Ülkemizdeki başlangıç yaşı ortalama 48 olarak saptanmıştır.

Menopoz döneminde oluşan yeni hormonal düzen, kadınların tecrübe ettikleri bu döneme ait pek çok semptomlarla ilişkilendirilmiştir. Menopoz şikayetleri; yumurtalık hormonlarının azalması ile birlikte biyolojik, psikolojik ve sosyal pek çok değişimi içermektedir. Bu şikayetlerle baş etme için gerekli önerileri de yazımızda bulabileceksiniz.

Hormonal değişimler en sıklıkla şu şikayetlere yol açar:

  • “Vazomotor” şikayetler (sıcak basması, ateş, terleme ve uykusuzluk)
  • “Vulvo-vajinal atrofi” olarak da bilinen genital bölge cildinin incelmesine bağlı olarak gelişen yanma, batma, tahriş olma gibi şikayetler
  • İdrar yapma ile ilgili şikayetler (idrar kaçırma, sık idrar yolu enfeksiyonu, sürekli idrar hissi gibi).

Diğer taraftan uyku bozuklukları, duygu durum bozuklukları, kognitif bozukluklar, kas eklem ağrıları gibi pek çok şikayet menopoz döneminde görülebilmektedir.

Menopoz, kadın ömrünün önemli bir bölümünü oluşturur. Bu dönemde ortaya çıkan semptomlar kadının yaşam kalitesini ve genel sağlığını olumsuz etkileyebilir. Bu tarz şikayetleri olan postmenopozal kadınların uygun şekilde yönetimi hayat kalitelerini arttırmak ve genel sağlık halini iyileştirmek önemlidir.

Hormon Düzeyleri ve Menopoz Şikayetleri

Menopozda, vücutta özellikle iki ana hormonun seviyeleri azalır: östrojen ve progesteron. Bu hormonlar, kadın üreme sistemi üzerinde etkili olan ve menstrual döngüyü (adet düzenini) sağlayan ana hormonlardır.

  1. Östrojen: Menopozda en belirgin şekilde azalan hormondur. Östrojen azaldıkça özellikle sıcak basmaları, gece terlemeleri ve vajinal kuruluk gibi şikayetler ortaya çıkabilir.
  2. Progesteron: Menstruasyon döngüsü ve gebelikte rol oynar. Menopozla birlikte progesteron da azalır, bu da premenopoz döneminde düzensiz adet kanamalarına yol açabilir.
  3. Testosteron: Hem erkeklerde hem de kadınlarda bulunan bir hormondur. Libido, aktif kalma ve kas kütlesi üzerine etkisi vardır. Menopoz döneminde kadınlarda testosteron hormon seviyeleri de azalır.
  4. DHEA (Dehidroepiandrosteron): Androjen ve östrojen üretiminde rol oynar. Yumurtalıklardan ve böbrek üstü bezlerinden salgılanan DHEA homonu menopoz ile birlikte düşüşe geçer.
  5. DHEA-S (Dehidroepiandrosteron Sulfat): Böbrek üstü bezlerden salgılanan DHEAS hormonu yaşla birlikte azalır. 20’li yaşlardan itibaren düşmeye başlayan bu hormon 70’li yaşlarda sıfıra yaklaşır. Anti-aging tedavilerde DHEA-S hormon takviyeleri de verilmektedir.
  6. Melatonin: Uyku düzenini kontrol eder ve yaşla birlikte azalabilir.

Bu hormonal değişiklikler birbiriyle sürekli etkileşim halindedir ve çok çeşitli şikayetlere yol açabilir. Bu yüzden menopoz yönetiminde bütüncül bir yaklaşım önemlidir.

Menopoz Dönemi Şikayetleri

Menopoz Şikayetleri Nelerdir?

Menopoz belirtileri kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir. Herkeste her şikayet aynı düzeyde olmayabileceği gibi, bazı kadınlarda bazı şikayetler hiç görünmeyebilir.

  1. Adet düzensizlikleri: Adet döngüsünde düzensizlikler yaşanır. Adet kanamaları daha sık ya da daha seyrek hale gelebilir. Bazı kişilerde ise menopoz öncesi ani artan östrojen hormonu düzeyine bağlı olarak adet kanamaları yoğun şekildedir.
  2. Vazomotor semptomlar: Genellikle ateş basması, gece terlemesi olarak belirtilen bu şikayetler menopozal dönemdeki kadınların %50-85’inde görülür. Aniden vücut sıcaklığının yükselmesi, yüz ve boyun kızarması, terleme atakları yaşanabilir. Bu şikayetlerin ne kadar süreceği ne sıklıkta olabileceği konusu kişiden kişiye değişiklik gösterir. Vazomotor semptomlar menopoz yaşı ilerledikçe azalmaktadır. Ancak bazı kadınlarda ileri düzeydeki vazomotor semptomlar hayat kalitesini derinden etkiler.
  3. Genital bölgede değişiklikler: Vajinal kuruluk, esneklik kaybı, yanma, kaşıntı, irritaasyon ve cinsel ilişki sırasında ağrı şikayetleri sıkça yaşanmaktadır. Yaşla birlikte kolajenin azalması ve menopozla birlikte östrojenin azalması ile özellikle “labium majus” dediğimiz büyük genital dudaklarda kırışık bir görünüm ve sarkmalar oluşabilir. Yine aynı sebeple idrar kesesi, rektum ve rahimde sarkmalar ve buna bağlı problemler de ortaya çıkabilir.
  4. Üriner sistem problemleri: Sık idrar yolu enfeksiyonu, idrar tutamama, idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, idrarı wc’ye yetiştirememe gibi problemler olabilir.
  5. Uyku problemleri: Uykuya dalamama, uykusuzluk, sık sık uyanma, REM dönemi süresinin kısalması veya erken uyanma gibi uyku problemleri yaşanabilir.
  6. Ruhsal ve bilişsel değişiklikler: Depresyon, kaygı, huzursuzluk, hafıza problemleri, unutkanlık ve konsantrasyon güçlüğü menopoz döneminde sıkça görülen problemler arasındadır.
  7. Kilo alma ve metabolizma yavaşlaması: Metabolizma yavaşlar ve kilo alma eğilimi artar. Bu durum hem menopoza hem de yaş almaya bağlıdır.
  8. Memelerde değişiklikler: Memelerde sarkma ve yumuşama hissedilebilir. Hormonal sebeplidir.
  9. Saç ve cilt değişiklikleri: Saç dökülmesi, ciltte kuruluk, tırnaklarda kırılganlık ve incelme de menopoz belirtileri arasındadır. Kolajen eksikliğine bağlıdır. O yüzden menopoz hastalarına oral (ağızdan) kolajen takviyeleri önerilmektedir.
  10. Kemik yoğunluğunda azalma: Östrojen seviyelerinin düşmesi nedeniyle kemik erimesi (osteoporoz) riski artar. İlerleyen dönemlerde kemik kırılma riskleri e artmaktadır.
  11. Libido azlığı: Cinsel istekte azalma yaşanabilir. Bu durumda yumurtalıklardan (overlerden) salgılanan östrojen ve androjen hormonlarının düşmesiyle ilişkilidir.

Menopoz belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bazı kadınlar hafif belirtilerle bu süreci atlatırken bazıları için menopoz şikayetleri tüm hayatı güçleştirir.

Menopozal Genitoüriner Sendrom (GSM)

Menopozal dönemde östrojen miktarı azalır ve buna bağlı olarak klitoris, labia majora (büyük dudaklar),labia minora (küçük dudaklar),vestibül (vajina giriş bölgesi),vajina, üretra ve mesanede bazı anatomik ve hücresel değişiklikler meydana gelir. GSM menopoz dönemindeki kadınlarda östrojen eksikliğine bağlı oluşan kompleks sorunları ifade eder. Menopozal Genitoüriner Sendromun eski isimleri “Vulvovajinal atrofi”, “ürogenital atrofi” veya “atrofik vajinit” olarak geçer. Artık menopoz kavramına daha bütüncül olarak bakılmaktadır.

Menopozal Genitoüriner Sendrom (GSM)

Menopozal genito-üriner sendromun (GSM) genital, üriner (işeme),seksüel (cinsel) ve genel hayat kalitesi ile ilgili bulguları vardır.

Menopozal Genitoüriner Sendrom (GSM) Bulguları:

  1. Genital Şikayetler: Hormonal değişikler ile birlikte dış genital dokular incelir ve hassaslaşır. Özellikle pantolon, tayt giyerken tahriş şikayetleri izlenebilmektedir. Bazen tahriş (irritasyon) ileri seviyededir. Diğer taraftan “vajinal atrofi” olarak bilinen, cinsel ilişkinin gerçekleştiği vajinal dokuların incelmesi ve zayıflaması da cinsel ilişkide rahatsızlık, ağrı ve yanma gibi şikayetleri beraberinde getirebilir. Menopoza ile oluşan deri incelmesi ve buna bağlı şikayetler, lichen sclerosus gibi deri hastalıklarının atlanmasına da neden olabilmektedir. O yüzden ayırıcı tanı için iyi bir jinekolojik muayene şarttır.
  2. İdrar yapma sorunları: İdrar yolu enfeksiyonlarında artış, sık sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma (disüri) ve idrar kaçırma problemleri sık görülen şikayetler arasındadır.
  3. Cinsel sorunlar: Cinsel isteksizlik, libido kaybı, cinsel ilişki sırasında ağrı, uyarılma problemleri ve orgazm olamama gibi cinsel sorunlar da sık görülen şikayetler arasındadır.
  4. Hayat kalitesinde azalmalar: Depresyon, anksiyete problemleri, sosyal ilişkilerden uzaklaşma, öfke patlamaları da hayat kalitesini düşüren problemler arasındadır.

Menopoz Döneminde Hamile Kalınabilir mi?

Menopoz, yumurtalıkların artık yumurta üretmediği ve östrojen hormonu üretiminin önemli ölçüde azaldığı bir dönemi ifade eder. Ancak menopoz süreci birdenbire gerçekleşmez; genellikle yavaş yavaş ilerleyen bir süreçtir. Bu süreçte, “premenopoz” adını verdiğimiz menopoz öncesi dönem bulunmaktadır.

Premenopoz döneminde, yumurtlama düzensiz hale gelir ve östrojen seviyeleri dalgalanır. Bu dönemde adet kanamaları düzensiz olabilir, fakat yumurtlama hala gerçekleşebilir. Dolayısıyla, premenopoz döneminde halen hamile kalma olasılığı vardır. Ancak yumurtlama olayının azalması ve düzensiz olması nedeniyle hamile kalma ihtimali azalmaktadır.

Menopozun başlamasıyla birlikte, kadın artık yumurta üretmez, bu nedenle doğal yollarla hamile kalmak mümkün değildir. Menopozun başladığını anlamak için son adet kanamanızdan itibaren 12 ay boyunca hiç adet görmemiş olmanız gerekmektedir. Bu 12 aylık sürenin sonunda, hamile kalma şansınız sona erer.

Sonuç olarak, menopoz öncesi (premenopoz) dönemde hamile kalma olasılığınız bulunmaktadır, ancak ihtimal zamanla azalmaktadır. Menopozdan sonra ise hamilelik mümkün değildir. Eğer premenopoz sürecindeyseniz ve hamile kalmak istemiyorsanız, doğum kontrol hapı veya cilt altı implantı gibi bir doğum kontrol yöntemi kullanmaya devam etmeniz önerilir. Çünkü yaşınız 50’lere yaklaşsa bile, halen adet görüyorsanız korunmadığınız takdirde gebe kalma ihtimaliniz vardır.

Menopoz ve Cinsellik

Menopozun etkileri sadece adet döngüsüyle sınırlı değildir; aynı zamanda kadının cinsel hayatını da etkileyebilir.

Menopozun Cinsel Hayata Etkileri

  1. Vajinal Kuruluk: Östrojen seviyelerinin düşmesiyle vajinal doku daha ince ve kuru hale gelir. Bu durum da cinsel ilişki sırasında rahatsızlığa veya ağrıya neden olabilir.
  2. Libido Değişiklikleri: Hormon seviyelerindeki değişiklikler, cinsel istekte azalmaya yol açabilir. Özellikle testosteron hormonu libido üzerinde son derece etkilidir.
  3. Uyku Problemleri: Sıcak basmaları ve gece terlemeleri gibi menopoz belirtileri uyku kalitesini bozabilir, bu da enerji eksikliğine ve dolayısıyla cinsel isteksizliğe yol açabilir.
  4. Orgazm ulaşmada zorluk (anorgazmi): Menopoz döneminde vajinal kuruluk, uyarılma problemleri ve libido kaybı gibi faktörler anorgazmiyi daha olası kılar.

Menopozda Cinsel Hayatı İyileştirmek İçin Öneriler

  1. Lubrikant Kullanımı: Vajinal kuruluğu gidermek için su bazlı lubrikantlar, yani vajinal kayganlaştırıcılar kullanılabilir.
  2. Pelvik Taban Egzersizleri: Vajinal kasları güçlendirmek ve cinsel duyarlılığı artırmak için Kegel egzersizleri ve pelvik egzersizler yapılabilir.
  3. Menopozda Hormon Tedavisi: Vajinal kuruluk ve diğer menopoz belirtileri için bir jinekoloğa danışılarak menopozda hormon replasman tedavisi başlanabilir.
  4. Enerji Bazlı Tedaviler: Günümüzde vajinal lazer, radyofrekans, vajinal HIFU gibi teknolojilerle vajinal ıslaklık sağlanabilmekte, cinsel haz arttırılmakta, genital bölge duyarlılığı ve kan dolaşımı arttırılabilmektedir.
  5. Hyaluronik Asid Enjeksiyonları: Vajinal ve dış genital dokunun nemlenmesi, kolajen üretiminin arttırılması ve hem estetik hem de fonksiyonel yönden daha iyi hale gelmesi amaçlarıyla uygulanan rejeneratif (doku yenileyici) hyaluronik asid enjeksiyonları oldukça faydalar sağlamaktadır. Hatta östrojen hormonu alması sakıncalı hastalar için de oldukça kolay ve pratik bir tedavi seçeneğidir.
  6. Kök Hücre Tedavileri: Karından alınan kişinin kendi yağından elde edilen veya dışarıdan enjekte edilen “ekzosom” tedavileri, özellikle ileri düzeyde tahriş ve kuruluk sorunu yaşayan hastalarda çığır açmıştır.
  7. Cinsel Terapi: Psikolojik veya duygusal nedenlerle cinsel sorunlar yaşanıyorsa, cinsel terapi faydalı olabilir.
  8. Karşılıklı İletişim: Partnerinizle hislerinizi ve endişelerinizi paylaşmak, karşılıklı anlayışı teşvik eder ve cinsel hayatınızı iyileştirebilir. Gerekli durumlarda ilişki terapileri de alınabilir.

Menopoz, birçok kadının yaşamının doğal bir parçasıdır ve cinsel hayat üzerinde değişikliklere neden olabilir. Ancak, bu değişikliklerle başa çıkmak için günümüzde birçok tedavi seçeneği mevcuttur. Menopozun cinsel hayat üzerindeki etkileri konusundaki endişelerinizi ve size uygun tedaviyi mutlaka bir jinekoloji doktoru ile konuşmalısınız.

Menopoz ve Kilo Alma İlişkisi

Menopoz sırasında birçok kadın kilo alır. Bu kilo alımının nedenleri arasında hormon seviyelerindeki değişiklikler, yaşa bağlı metabolizmanın yavaşlaması, aktivitelerde azalmalar ve diğer faktörler bulunabilir.

Menopozda Neden Kilo Alınır?

Menopozda kilo almanın farklı sebepleri vardır:

  1. Hormon Değişiklikleri: Östrojen seviyelerindeki azalma, yağın vücudun bel ve karın çevresinde birikmesine neden olmaktadır.
  2. Metabolizma Yavaşlaması: Yaşlandıkça vücudunuz daha az kalori yakması da kilo alımına neden olmaktadır.
  3. Kas Kaybı: Yaşla birlikte kas kitlesi de azalır. Azalan kas kitlesi ile yavaşlayan metabolizma da kilo alımına yol açmaktadır.
  4. Aktivite Azalması: Menopoz döneminde bazı kadınlar daha az aktif olabilirler, bu da kalori yakılmasını azaltan diğer bir faktördür.

Menopozda Kilo Alma ile Baş Etme Yöntemleri:

  1. Düzenli Egzersiz: Hem kardiyo hem de direnç egzersizleri yaparak kas kitlenizi koruyabilir ve metabolizmanızı canlandırabilirsiniz.
  2. Sağlıklı Beslenme: Düşük kalorili ve besin açısından zengin gıdaları tercih edip şeker ve rafine edilmiş gıdalardan kaçınarak daha sağlıklı beslenebilirsiniz.
  3. Stres Yönetimi: Stres, kilo alımını tetikleyen bir faktör olabilir. Meditasyon, nefes alma terapileri ve farklı rahatlama teknikleri ile stresinizi yönetmeye çalışabilirsiniz.

Önemli Notlar

  • Her kadın farklıdır ve menopoz sırasındaki deneyimleri de farklıdır.
  • Menopoz sırasında kilo alımı, bazı kadınlar için kaçınılmaz olabilir. Ancak, sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinerek bu kilo alımını en aza indirmek mümkündür.
  • Herhangi bir tedavi, diyet veya egzersiz programına başlamadan önce jinekoloğunuz ile konuşmak sizin için en doğru yol olacaktır.

Menopoz Döneminde Uyku Problemleri

Menopoz, bir kadının yaşamının doğal bir parçasıdır, ancak bu dönem bazen rahatsız edici semptomlara, baş edilemeyen şikayetlere neden olabilir. Uyku problemleri, menopoz sırasında karşılaşılan yaygın sorunlardan biridir.

Menopozda Uyku Problemleri Neden Yaşanır?

  • Sıcak Basması: Gece sık sık yaşanan sıcak basmaları uyku düzenini de bozabilir.
  • Hormonal Değişiklikler: Östrojen ve progesteron seviyelerindeki dalgalanmalar, uyku ritmini etkileyebilir.
  • Mud Değişiklikleri: Menopoz sırasında duygusal dalgalanmalar, mud değişimleri ve depresyon uykusuzluk nedeni olabilir.

Menopozda Uyku Problemleri ve Baş Etme Yöntemleri:

  • Rahatlatıcı Rutinler: Uyumadan önce rahatlatıcı aktiviteler; örneğin sıcak bir banyo, eşinizin yapacağı hafif bir masaj uyku kalitesini artırabilir.
  • Ortam: Serin, karanlık ve sessiz bir oda rahat bir uyku için idealdir.
  • Beslenme: Kafein ve baharatlı yiyeceklerin akşam saatlerinde tüketilmemesi önerilir.
  • Egzersiz: Düzenli egzersiz, uyku kalitesini artırabilir. Ancak egzersizler akşam değil gündüz saatlerinde yapılmalıdır.

Menopoz ve Kemik Sağlığı

Menopoz, kadınların yaşamlarında doğal olarak meydana gelen bir dönemdir. Bu dönemde, vücuttaki östrojen seviyelerinin azalmasına bağlı olarak kemik yoğunluğu da azalır. İlerleyen yaşlarda önce “osteopeni” (kemik azlığı, daha sonrasında “osteoporoz” (kemik yoğunluğunda ileri düzey azalma) sorunları ortaya çıkmaktadır. Osteoporos ileri yaşlılarda kemik ağrılarının ve kemik kırıklarının en büyük sebebidir.

Osteoporoz:

  • Menopoz sonrası dönemde, kemik kütlesinde hızlı bir azalma meydana gelir. Bu, kemiklerin daha kırılgan hale gelmesine neden olmaktadır.
  • Uzun vadede bu durum, osteoporoz adı verilen bir kemik hastalığına yol açabilir. Osteoporoz, kemiklerin kütlesinin azalmasıyla birlikte zayıf ve kırılgan hale gelmesine neden olan bir patolojidir.

Osteoporoz ile Baş Etme Yöntemleri:

  1. Dengeli Beslenme: Kalsiyum ve D vitamini kemik sağlığı ve osteoporozdan korunma için esastır. Süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, fındık ve tohumlar kalsiyum açısından zengindir. D vitamini için güneş ışığına maruz kalmak, yağlı balıklar ve takviyeler faydalı olabilir. Ağızdan kolajen takviyeleri de kemik sağlığı açısından yararlıdır.
  2. Egzersiz: Ağırlık kaldırma egzersizleri kemik yoğunluğunu artırabilir. Yürüyüş, koşu ve direnç egzersizleri bu kategori içindedir.
  3. Sigara ve Alkolü Bırakmak: Hem sigara hem de aşırı alkol tüketimi, kemik yoğunluğunu olumsuz etkileyebilir. Bırakılması son derece önemlidir.
  4. Düzenli Kemik Yoğunluk Testi: Menopozdaki hastalara 2 yılda bir kemik dansitometri testi (KMD) yaptırarak kemik yoğunluğunun ölçtürmeleri önemlidir.
  5. Medikal Tedavi: Hormon replasman tedavileri kemik yoğunluğunu korumada yardımcı olabilir. Ayrıca anti-osteoporotik ilaçlar, kalsiyum ve D vitamini takviyeleri de sıklıkla reçete edilmektedir. Ancak tüm bu tedavilerin riskleri ve faydaları konusunda doktorunuzla konuşmalısınız.

Menopoz, kemik sağlığı üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir. Ancak dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve yaşam tarzı değişiklikleri ile kemik yoğunluğunuzu koruyabilir ve osteoporoz riskinizi azaltabilirsiniz.

Menopoz ve Kalp Sağlığı

Menopoz döneminde ve sonrasında, kadınlarda en sık görülen ölüm nedeni kalp ve damar hastalıklarıdır. Kalp ve damar hastalıkları kalp krizi ve inme gibi durumları içerir ve dünya genelinde kadın ve erkekler için başlıca ölüm nedenleri arasındadır. Östrojenin azalması, menopoz sonrası dönemde kadınlarda kolesterol seviyelerinde değişikliklere, atar damar duvarlarının sertleşmesine ve hipertansiyona neden olabilir, bu da kardiyovasküler hastalık riskini artırır.

Menopozun Kardiyovasküler Hastalıklar Üzerine Etkileri

Menopozun başlangıcı ile kadınlarda kalp hastalıkları riskleri de artmaktadır. Bunun nedenleri arasında:

  1. Östrojen Azalması: Östrojenin azalması, arter duvarlarının kalınlaşmasına ve elastikiyetinin azalmasına neden olabilir, bu da arterlerin sertleşmesine (ateroskleroz) yol açar.
  2. Kolesterol Seviyeleri: Menopoz sonrası kötü kolesterol (LDL) seviyeleri artar ve iyi kolesterol (HDL) seviyeleri azalır. Bu durum da damar sertliği açısından riskler üretir.
  3. Trigliserid Seviyeleri: Menopozla birlikte trigliserid seviyeleri de yükselebilir, bu da kardiyovasküler hastalık riskini artırır.
  4. Hipertansiyon: Menopoz sonrası kadınlarda hipertansiyon (tansiyon yükselmesi) daha yaygındır.
  5. Kilo Alımı: Menopoz döneminde vücut yağının dağılımı değişebilir ve bu da kalp hastalığı riskini artırabilir.

Menopozda Kalp-Damar Hastalıkları ile Baş Etme Yöntemleri:

Menopoz ve kardiyovasküler hastalıklar arasındaki ilişki nedeniyle, menopoz dönemindeki kadınların bu riskleri minimize etmek için yaşam tarzı değişiklikleri yapmaları önemlidir. Düşük yağ, yüksek protein ve lif içeren gıdalar, taze meyve ve sebzelerle zenginleştirilmiş bir diyet önerilir. “Akdeniz diyeti” önerilen beslenme şeklidir. Ayrıca düzenli fiziksel aktivite kalp sağlığını korumada ve kilo yönetiminde kritik bir rol oynar. Alkol tüketimini sınırlamak ve sigara içmemek de son derece önemlidir.

Menopoz ve Psikoloji

Menopoz sırasında yaşanan hormonal değişiklikler, kadınlarda ruhsal dalgalanmalara sebep olabilir. Östrojen seviyelerindeki düşüş ruh hali ve uyku kalitesi üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir.

Menopoz ve Depresyon

  • Bazı kadınlar, menopoz döneminde depresif belirtiler yaşayabilirler. Bu belirtiler; enerji kaybı, ilgi kaybı, uyku sorunları, özsaygı eksikliği, konsantrasyon zorlukları, bellek sorunları ve hüzünlü hissetme şeklinde kendini gösterir.
  • Menopoz dönemindeki hormonal dalgalanmalar, özellikle daha önce depresyon geçmişi olan kadınlarda depresif belirtilerin daha fazla ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Menopozda Ruhsal Problemlerle Baş Etme Önerileri:

  • Hormon Desteği: Hormon tedavisi, östrojenin yerine konulmasıyla menopoz belirtilerini hafifletebilir. Ancak, bu tedavi yöntemi bazı riskleri de içerebilir, bu yüzden doktorunuzla detayları görüşmelisiniz.
  • Bitkisel Destekler: “Fitoöstrojen” adı verilen bitkisel destek ürünleri ve ruhsal rahatlatıcı gıda takviyeleri de rahatlama sağlamaktadır.
  • Antidepresanlar: Bazı antidepresan ilaçlar menopoz belirtilerini ve depresyonu hafifletmeye yardımcı olabilir.
  • Davranışçı Terapiler: Bilişsel davranışçı terapi ve psikoterapi yöntemleri de menopoz döneminde yaşanan ruhsal sorunlar çözümlenebilir.
  • Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Düzenli egzersiz, dengeli beslenme, yoga, meditasyon ve stresi yönetme, üstesinden gelme teknikleri gibi yaşam tarzı değişiklikleri de menopoza bağlı ruhsal şikayetleri ve depresyonu hafifletebilir.

Eğer menopoz sırasında sürekli hüzünlü, kaygılı ya da depresif hissediyorsanız, bir sağlık profesyoneli ile konuşmanız önemlidir. Menopoz ve ruh sağlığı konusunda destek grupları da yardımcı olabilir.

Menopoz Şikayetleri ile Baş Etmede Bütüncül Yöntemler

Menopoza geçiş (klimakteryum) ve postmenopozal dönemlerde yaşanan fiziksel, psikolojik, cinsel ve sosyal şikayetler kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir; bazı kadınlar bu semptomları oldukça şiddetli yaşayabilirken, bazıları daha hafif geçirebilir. Menopoz şikayetleri ile baş etmede bütüncül yöntemler arasında yer alan; yaşam tarzı değişiklikleri, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, hormonal ve diğer medikal tedaviler ile hayat konforu önemli düzeyde artmaktadır.

Vajinal kuruluk, cinsel isteksizlik ve cinsel ilişkide ağrı problemi yaşayanlarda vajinal lazer tedavileri, genital radyofrekans, HIFU, plasma gibi enerji bazlı tedaviler, prp ve hyaluronik asit enjeksiyonları, ileri düzeyde şikayeti olanlarda yapılan kök hücre ve eksozom tedavileri adeta yeni bir çığır açmıştır. Tedavi seçenekleri hakkında karar verirken, mutlaka menopoz tedavileri konusunda deneyimli bir hekim ile görüşmelisiniz.

SORU SORABİLİRSİNİZ
DOÇ. DR. SÜLEYMAN ESERDAĞ TARAFINDAN VERİLEN EĞİTİMLER

Doç. Dr. Süleyman Eserdağ tarafından genital estetik cerrahisi ve seksoloji alanlarında verilen kurs, eğitim ve toplantıların bir kısmını aşağıdaki bölümlerden inceyebilirsiniz.

TÜM EĞİTİMLER
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ
Uluslararası Sağlık Turizm Yetki Sertifikası

Dr. Süleyman Eserdağ muayenehanesi, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından “uluslararası sağlık turizm yetki sertifikasına” sahiptir.

ULUSLARARASI SAĞLIK TURİZMİ YETKİ BELGESİ

Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik kapsamında, “Uluslararası Sağlık Turizmi Sağlık Tesisi Yetkinlik Kriterleri”ne ve Yönetmeliğin genel esaslarına uyarak, Uluslararası Sağlık Turizmi faaliyetinde bulunmaya hak kazanmıştır.

İletişim ve Randevu

Formu doldurup gönderdikten sonra size geri dönüş sağlanacaktır. Bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.

TRENDE
Doç. Dr. Süleyman EserdağDoç. Dr. Süleyman EserdağKozmetik Jinekoloji ve Cinsel Terapi
Avrupa Board Sertifikalı Cinsel Terapist (Fellow)
‘Kadın Genital Estetik ve Fonksiyonel Cerrahisi’ Kitabının Yazarı
0212 225 15 00
0530 763 34 00
Bu web sitesi, web sitemizin kalitesini artırmak için istatistikler oluşturmak amacıyla veri toplamak için tanımlama bilgileri kullanır. Aşağıdaki butonlara tıklayarak veya Çerez Politikası sayfasını ziyaret ederek çerezlerimizi kabul edebilir veya reddedebilirsiniz. Herhangi bir seçim yapılmaması durumunda varsayılan "izin yok" seçeneği geçerlidir ve reddetme kullanıcı deneyiminizi sınırlamaz.
Kabul EtReddetÇerez Politikası