Ana Sayfa
Jinekolog Operatör
Dr. Süleyman Eserdağ
Hera Kadın Sağlığı Merkezi
Anlaşmalı Sigorta Şirketleri ve Kurumlar

Hera Women's Health Center

İstediğim Cinsiyette Bebek
Sahibi Olabilirmiyim ?
Sezaryen mi?
Normal Doğum mu?
Gebelikte Sigara
Ne Kadar Zararlı?
Epidural Anestezi İle İlgili Bilmek İstedikleriniz ...
Kürtaj ...

Gebelik Düşünenlere ...
Gebelikteki Temel Bilgiler
Gebeliğin Dönemleri Ve  Problemler
A'dan Z'ye Gebelik Takibi
Riskli Gebelikler
Gebelik Ve Ultrason
Ultrasonda Bebeğin Gelişimi
Gebelik ve Beslenme
Sezaryen
Doğum
Müdahaleli Doğum
Anne Sütü Ve Emzirme
Doğum Sonrası Dönem (Lohusalık)
Doğum Sonrası Depresyon
Doğum Sonrası Gebelikten Korunma
Kordon Kanı Saklaması
Sıkça Sorulan Sorular

Gebelik ve Seyahat
Gebelik ve Cinsel Yaşam
Tekrarlayan Gebelik Kayıpları (Habituel Abortus)
Dış Gebelik
(Ektopik Gebelik)
Mol Gebeliği
(Üzüm gebeliği)


MÜDAHALELİ DOĞUM

Bebeğin veya anne adayının sağlığının doğum anında tehlikeye girmesi durumunda müdahale gerekebilir. Bu tür doğumlara "Müdahaleli Doğum" denir. Müdahaleli doğum denilince;

Doğum indüksiyonu: Doğumdaki en sık yapılan müdahale doğum olup, sancılarının başlatılması ya da desteklenmesi ile doğum sürecinin hızlandırılmasıdır. Serum içinde bir takım ilaçlar verilerek yapılan doğum indüksiyonuna “suni sancı” denilmektedir.
Epizyotomi: Halk arasında bilindiği adı ile "doğumda dikiş atılması” dır.
Forseps: Halk arasında "kaşık” olarak geçer.
Vakum uygulamalarıdır.


I- DOĞUM İNDÜKSİYONU


Rahim kasılmalarının yani doğum sancılarının dışarıdan bir etki ile başlatılması ya da desteklenmesine "doğum indüksiyonu" adı verilir. Amaç doğum sürecinin hızlandırılmasıdır.

Her türlü indüksiyon mutlaka ve mutlaka hastane şartlarında uygulanmalıdır. En sıklıkla üç tür doğum indüksiyonu yöntemi vardır:

Amniotomi
Oksitosin infüzyonu
Prostaglandin uygulaması

Amniotomi
En sık kullanılan ve doğal olan indüksiyon bebeğin amniyon kesesinin açılması yani “amniotomi” dir. Bu sayede hem vücutta salgılanan bazı maddeler, hem de bebeğin başının direkt serviks üzerine basıcı etkisi ile sancılar başlayıp güçlenebilir.

Amniyotomi, vajinal doğum esnasında çok sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Ancak zarların açılmasından sonra 24 saat içinde eylem başlamaz ise anne ve bebekte enfeksiyon riskleri ortaya çıkacaktır.

Oksitosin infüzyonu (Suni sancı)
İkinci sıklıkta, doğum indüksiyonu amacıyla uygulanan yöntem ise damardan "sentetik oksitosin" verilmesidir. Halk arasında yaygın olarak "suni sancı" adı verilen işlemdir.

Öncelikle, uygulama nedeni ve şekli ne olursa olsun indüksiyona karar vermeden önce, son derece dikkatli bir jinekolojik değerlendirme yapılmalıdır. Bunun için:

Bebek ile annenin kemik çatısı arasında uygunsuzluk bulunmamalıdır.
Bebekte pozisyon anomalisi olmamalıdır.
Rahim ağzında doğuma hazırlık değişiklikleri meydana gelmiş olmalıdır.

Uygulamaya çok düşük dozlarda başlanır ve istenilen şiddet ve sıklıkta kasılmalara ulaşıncaya kadar doz tedrici olarak arttırılır. Hastanın ve bebeğin çok yakın monitörize edilmesi gerekir, çünkü iki kasılma arasında rahmin gevşememesi, hem anne hem de bebek açısından oldukça tehlikeli sonuçlar doğurabilir.




Doğum monitörizasyonu NST ile olur, resimde NST uygulanan bir gebeyi görmektesiniz.







NST’de, bebeğin kalp atımları ve rahim kasılmaları aynı anda bir grafik kağıt üzerine basılır. Üst kısım kalp seslerine, alt kısım ise rahim kasılmalarına aittir.




Prostaglandin uygulaması
Oksitosin dışındaki diğer bir ilaçla indüksiyon yöntemi de "prostaglandin" adı verilen maddelerin ağızdan veya vajinal yolla uygulanmasıyla doğumun başlatılması veya hızlandırılmasıdır.

Prostaglandinler,  genellikle günü geçen veya bebekteki anormalliklerden dolayı gebeliğine tahliye kararı alınan gebelere uygulanır.

Doğum indüksiyonuna rağmen eylem ilerlemiyor ise ya da bebekte sıkıntı (stres) belirtileri ortaya çıkıyor ise indüksiyona son verip acil sezaryene geçilmelidir.


II- EPİZYOTOMİ (Dikişli doğum)

Epizyotomi; doğum sırasında bebeğin gelen kısmının vajinada düzensiz yırtıklara sebebiyet vermeden ve bir an önce doğurtulması amacıyla perinenin kesilmesi ile yapılan bir doğum müdahalesidir. Halk arasında "dikişli doğum" olarak tabir edilir.

İlk doğumların hemen hemen tamamında epizyotomi kesisi uygulanır. Çünkü ilk gebeliklerde vajen esnekliği daha önce doğum yapmışlara oranla daha azdır.

Epizyo kesileri en sık olarak mediolateral (çapraz) ve median (anuse dik) şekilde olabilir. Median kesiler; kanamanın az olması, iyileşmenin kolay olması ve iyileştikten sonra ileri dönemlerde problemlere yol açmaması nedenleriyle daha sık tercih sebebidir.

Ancak perine aralığı kısa olanlar,  pelvis çatısı dar olanlar ve iri bebek şüphesi gibi kesinin daha uzatılması gerektiği hallerde mediolateral kesi tercih edilir.


III- FORSEPS

Forseps bebeğin bir an önce doğurtulması maksadı ile kullanılan kaşık şeklinde aletlerdir. Çok eski çağlardan beri kullanıldığı tahmin edilmekle birlikte modern obstetriye girişi 18. yy'da olmuştur.

Forseps doğumun ikinci evresinin uzadığı hallerde, bebekte sıkıntı saptanması durumunda, ya da annenin ıkınmasının uygun olmadığı kalp hastalığı gibi durumlarda kullanılır.

Forseps, mutlak suretle bu konuda deneyimli hekimler tarafından uygulanmalıdır. Çünkü forseps kullanılan bebekte kafa içi kanama, kısmi felç, kafatası kırıkları, asfiksi yani doğum kanalında oksijensiz kalma, sarılık ve ölüme neden olabilme gibi komplikasyonları olabilir.

Forseps kullanımı ile annede vajinal, servikal, rektal yırtıklar, mesane zedelenmeleri, kanama ve hematomlar oluşabilir.
Modern obstetride sadece çıkım esnasında uygulanması uygundur. Bebeğin kafasının yukarıda olduğu hallerde sezaryen ile doğum tercih edilmelidir.


IV- VAKUM


Vakum Uygulanma gerekçeleri ve komplikasyonları forseps ile hemen hemen aynıdır. Burada bebeğin kafasına yerleştirilen bir çan ve buna bağlı bir vakum cihazı ile bebek çekilir. Forsepse göre uygulanması daha kolay olup hem anne hem de bebek açısından daha az travmatiktir.

Günümüzde sezaryen doğum oranlarının artması ile forseps ve vakum uygulamaları oldukça azalmıştır.

Doğum olayı 40 hafta boyunca sabırla beklenilen bir sürecin artık sonunun gelmesidir.


 

Hera Kadın Sağlığı Merkezi
Tunus Cad. No: 48/11 Kavaklıdere / ANKARA
Tel-Fax: 0(312) 426 85 25    GSM: 0(532) 452 06 56
Eleştiri ve sorularınız için bize yazın: suleyman@eserdag.com
 

 

©2003 Designed By Umut Kahraman