|
KÜRTAJ
Kürtaj
veya daha doğru tabiriyle "küretaj", genel anlamda rahim içinde
istenmeyen bir gebeliğin tahliyesi anlamına gelmektedir.
Öncelikle şunu belirtmekte fayda var: "Kürtaj hiçbir zaman bir
aile planlaması yöntemi değildir".
İstenmeyen gebelikleri önleyebilmek için öncelikle modern aile
planlaması yöntemleri etkin bir şekilde uygulanmalı ve her şeye
rağmen istenmeyen bir gebelik ortaya çıkmışsa son çare olarak
kürtaja başvurulmalıdır.
Kürtaj, gebelik sonlandırılması için yapılabileceği gibi düşük
yapan kişilerde rahim içinde eğer bebeğe ait parçalar kaldıysa,
yani gebeliğe bağlı rahim içi materyal tam olarak atılamadıysa
bunları temizlemek için de yapılabilir. Bu işlemin adı
"Retansiyone küretaj" olarak anılır.
Küretaj, aslında bir anlamda tüm rahim içinin temizlenmesidir.
Örneğin gebe olmayıp uzun süreli ve fazla adet gören kadınlara
da küretaj yani rahim içi temizliği gerekebilir. Buradaki
işlemin adı tanısal amaçlı yani "Probe Küretaj" dır. Yapılan
küretaj sonrası kanama kesilir ve alınan rahim içi dokusu
patolojiye gönderilerek kanamanın nedeni araştırılır. Yani
yapılan işlem ile hem tanı hem de tedavi bir arada yapılmış
olur.
Günümüzde ailelerin sosyoekonomik durumlarının düşmesi
istenmeyen gebeliklerin sınırlandırılması gereksinimini
doğurmuştur. Ancak istenilen sayıda çocuk sahibi olmak kürtaj
ile değil etkin aile planlaması yöntemleriyle
gerçekleştirilmelidir.
Kürtajda ülkemizdeki yasal boyut nedir?
Gebelik tahliyesi amacıyla yapılan kürtajlarda (legal küretaj)
yasal sınır ülkemiz için "son adet tarihinden itibaren 10 hafta"
ile sınırlıdır. Son adet tarihi, son adetin ilk (başlangıç)
günüdür. Gebelik bu gebelik haftasının daha üstünde ise anne ve
babanın rızası olsa bile resmi kurumlarda yapılamaz.
Ancak gebeliğin devam etmesi anne için hayati bir tehlike
oluşturuyorsa, örneğin annede şiddetli bir kalp, böbrek,
karaciğer hastalığı, astım veya hipertansiyon gibi bir durum
varsa veya gebelik için zararlı olabilecek ilaçlar kullanmak
zorunda ise "anne hayatı düşünülerek" gebelik haftasına
bakılmaksızın gebelik sonlandırılabilir. Bunun için resmi bir
hastaneden "sağlık kurulu raporu" en az iki doktor imzasıyla
çıkartılmalıdır.
Yine rahim içindeki bebekte yaşamla bağdaşmayan veya doğduktan
sonra yaşamını büyük ölçüde etkileyecek bir problem olduğu
ultrason veya tarama testleriyle tesbit edilirse "bebek hayatı
düşünülerek" gebelik tahliye edilebilir.
Her iki durumda da yapılan işlem tedavi edici yani "Terapotik
küretaj" olarak anılır.
Dikkat edilmesi gerekenler..
Kürtaj her bakımdan bir “cerrahi bir girişim”dir. Ancak konusunda ehil ve tecrübeli kişiler tarafından uygulandığında riskleri yok denecek kadar azdır.
Kürtaj yapılmadan önce; yapılan bir ultrasonla gebeliğin büyüklüğü ve rahim içindeki yerleşimi (lokalizasyonu) tam olarak belirlenmeli ve hastanın tıbbi öyküsü alınmalıdır. Daha sonra yapılacak işlemle ilgili olarak hasta detaylı ve net bir şekilde bilgilendirilmelidir. Bu şekilde hastanın psikolojik yönden rahatlaması sağlanabilir.
Kürtaj işlemi mikroptan arındırılmış ortamlarda (steril ortamda), genel (uyutularak) ve lokal (uyuşturularak) anesteziyle uygulanabilir.
İşlem genel anestezi ile uygulanacaksa hastanın işlemden 4-5 saat öncesinden itibaren aç ve susuz olması istenir. Bunun amacı midenin boş olmasını sağlamak ve genel anesteziye bağlı oluşabilecek bulantı sonrası kusmuğun akciğerlere kaçıp yutulmasını engellemektir.
Lokal anestezi ile girişim hasta tok iken de yapılabilir. Lokal anestezili girişim, hastanın rahim ağzı bölgesine yapılan uyuşturucu ilaçlarla işlemin yapılmasıdır. Bu yöntemle genel anestezi riskleri alınmamış olur ancak hastalar genel anesteziye göre daha fazla ağrıyla karşılaşacaklardır.
Kürtaj işlemi nasıl yapılır?
Kürtaj işlemi için hasta önce jinekolojik masaya yatırılarak muayene edilir.
Daha sonra eğer genel anestezi uygulanacaksa bir anestezi uzmanı veya teknikeri
tarafından yapılacak işlem ile ilgili olarak hasta bilgilendirildikten sonra
kolundan damar yoluna girilir. Bu, yanlızca bir iğne batması şeklinde son
derecede rahat bir işlem olup belki de tüm girişim sırasında hissedilen tek ağrı
olacaktır. Daha sonra anestezik bir ilaç damar yolundan enjekte edilerek hasta
uyutulur.
Hasta uyutulduktan sonra "spekulm" denilen aletle vajen açılarak rahim ağzı
görülür hale getirilir. Vajen antiseptik solusyonlarla temizlendikten sonra,
"teneculm" denilen aletle "cervix" (rahim ağzı) çekilerek rahmin düz bir konum
kazanması sağlanır. Önce "buji" denilen düz çubuklarla rahim ağzı gebelik
haftasına uygun şekilde genişletilir. Ve nihayetinde bir "vakum enjektörle"
rahim içine girilerek gebelik materyali tamamı alınıncaya kadar çekilir (aspire
edilir). Tüm bu işlem genellikle yalnızca birkaç dakika sürer ve işlemden hemen
sonra hastanın uyanması sağlanır.
Kürtajın ne gibi riskleri vardır?
Tecrübeli kişiler tarafından uygulanıldığı takdirde normal gebelik haftalarında yapılan kürtaj işlemi sırasında oluşabilecek riskler yok denecek kadar azdır.
Ancak yine bir cerrahi girişim olduğu için bazı riskler de taşır.
Bunlar:
Rahim ve barsak delinmeleri
Kanamalar
Gebeliğin tahliye hiç edilemeden kalması
Rahim içinde kürtajdan sonra parça kalması
İşlem sonrası rahim içinde enfeksiyon gelişmesi (endometrit)
Anesteziye bağlı problemler olabilir.
Rahim içi dokunun (endometrium) tahribi veya rahim içinde yapışıklıkların oluşması (Asherman sendromu) sonucu adet görememe veya adetlerin azalması.
İşlemin yapıldığı ortamın steril (mikroptan arındırılmış) olması son derecede önemlidir.
Gebeliğin tam olarak tahliye edilememesi rahime ait anatomik değişikliklerden veya gebeliğin çok erken bir haftada tahliye edilmesi durumlarına bağlı olabilir. Genellikle önerilen en az 7- 10 gün adet gecikmesi sonrası işlemin yapılmasıdır. İşlem yapılmadan önce gebelik ultrason yardımıyla rahim içinde görünebilir durumda olmalıdır. Bu şekilde gebeliğin bir “dış gebelik” olmadığı da anlaşılmış olacaktır.
Kürtaj sırasındaki kanamalar ise genellikle “atoni” dediğimiz rahim içeriğinin boşaltılması sonrası rahim kasının iyi şekilde kasılamaması durumuna bağlıdır. Özellikle büyük gebeliklerde ortaya çıkan bu durum damar yolundan verilen bazı ilaçlar ve rahime yapılan masajlarla düzeltilebilir. Kanama, rahim kasının (myometrium) kasılması ile sonlanacaktır.
Yine, rahim içinde parça kalması da rahim kasının tam olarak kasılmasını önleyerek kanamaya sebep olabilir. Bazen parça kalmasına bağlı kanamalar, işlemden birkaç gün sonrasından itibaren de başlayabilir.
Tüm bu problemlerin oluşma şansı, işlemin tecrübeli kişiler tarafından dikkatli ve hijyenik ortamlarda uygulanmasıyla yok denecek kadar azdır.
Kürtaj sonrası neler yapılmalıdır?
Kürtaj eğer genel anesteziyle yapılmışsa ilk gün için biraz sersemlik hissi, bulantı, halsizlik, hafif kasık ağrısı ve hafif kanama olması normal kabul edilir. Şikayetler genellikle birkaç saatten sonra azalacaktır.
Kürtajdan sonra belli süreyle 2-10 gün arasında hafif, pıhtısız vajinal kanamalar normaldir. Bazen işlemden sonra hiç kanama görülmeyebilir, bazen de belli sürelerle ara ara kanama şikayetleri olabilir. Genel olarak beklenen kanamanın gittikçe azalarak devam etmesinden sonra kesilmesidir.
Genel anestezi ile yapılmışsa işlemden yaklaşık bir saat sonra yemek yenilebilir. Yenilen ilk öğün hafif, az yağlı, tuzlu ve sıvı gıdalardan zengin olmalıdır. Çorba türü veya kahvaltı tarzı gıdalar ideal olabilir. Zaman içinde 3-4 saat sonra eğer bulantı yoksa normal gıdalarla beslenmeye geçilebilir.
Kürtaj sonrası hekimin reçete ettiği ağrı kesici (analjezikler) ve antibiotikler düzgün şekilde kullanılmalıdır.
Genel olarak enfeksiyon oluşmaması için 10-15 süreyle ilişki önerilmez.
Eğer ki bir düşük veya ölü bebek nedeniyle kürtaj yapılmışsa en az 3 ay süreyle bir aile planlaması yöntemiyle korunma önerilir. Bu süre sonunda rahim kendini tam olarak toplayabilir.
Kürtajdan hemen sonra banyo yapılmasının her hangi bir sakıncası yoktur. Fakat enfeksiyon riski nedeniyle vajinal duş yapılması önerilmez.
İlk adet ne zaman görülecektir?
İşlemden ortalama bir ay sonra (kişinin bir periyot uzunluğu sonrasında) normal
adet görülecektir. İlk adette görülen bir kaç günlük gecikme ise normaldir.
Kürtaja alternatif bir düşük hapı var mıdır?
Kürtaja alternatif olması amacı ile dünyada halen deneysel çalışmalarda
kullanılan "düşük hapı" henüz dış piyasaya sürülmemiş ve ülkemizde de
bulunmamaktadır.
Adet gecikmesi durumunda kullanılan söktürücü iğne veya haplar ise bir gebeliğin
oluşması durumunda hiç bir etki yaratmaz ve adet görmeye sebep olmaz. Adetin
sökülmesi amacı ile alınan bu tür ilaçlar boş yere vücuda yüksek dozda hormon
yüklenmesine sebep olur.
Halen bir gebelik tespit edilmesi durumunda tek alternatif kürtaj veya
doğurmaktır.
İşlem sonrası ne zaman spiral takılabilir?
Spiral uygulaması kürtaj işleminin hemen sonrasında aynı seansta
uygulanabileceği gibi işlemden bir ay sonra normal adet döneminde de
yapılabilir.
Spiralin normal şekilde takılabilmesi için rahim ağzında yara (erozyon) veya
iltihap (cervicit) bulguları olmamalıdır. Eğer ki bu bulgular varsa önce onların
tedavisi sağlanmalıdır. Ayrıca kişilerde daha önceden nedeni belirsiz adet
düzensizlikleri veya kasık ağrıları da olmamalıdır.
Kliniğimizde; anne veya bebekte herhangi bir tıbbi gerekçe olmaksızın "isteğe
bağlı (elektif)" kürtaj işlemleri -prensip gereği- yapılmamaktadır.
Yalnızca gebeliğinde tıbbi olarak sorun olan kişiler ile gebe kalmalarının
ileride kendi sağlıkları için problem oluşturabileceği düşünülen gebelere
tahliye işlemi uygulanabilmektedir.
|