|
NORMALDEN İRİ VEYA NORMALDEN KÜÇÜK BEBEKLER
Rahim içindeki bebeğin tahmini ağırlığı
nasıl saptanır?
Yapılan ultrason değerlendirilmelerinde özellikle 14. gebelik
haftasından sonra üç parametreye bakılır.
Bunlar:
BPD
(Biparietal çap, başın thalamus seviyesinden çap
uzunluğu)
FL
(Femur lenght, uyluk kemiğinin uzunluğu)
AC
(Abdominal circumference, karın çevresi) dir.
Eskiden bazı formülleri kullanarak bu üç parametreden yola
çıkarak bebeğin rahim içindeki "tahmini fetal ağırlığı"
hesaplanırdı. Günümüzde ise kullandığımız modern ultrasonların
sayesinde bu işlem otomatik olarak yapılabilmektedir.
Konuyla ilgili "Ultrason
değerlendirmelerini" ayrıntılı olarak görmek için tıklayınız >>>
Gününde doğan bir bebeğin doğum
ağırlığı ne olmalıdır?
Gününde (miadında) doğan bir bebeğin ortalama doğum ağırlığı
2500-4000 gram arasında olmalıdır.
Eğer miadında yeni doğan bebek 2500 gram'ın altında olursa "
düşük doğum ağırlığı" , 4000 gram'ın üstünde olursa "iri bebek
(Makrozomi)" durumundan bahsedilir.
Ancak bu tanımlar gebelik haftalarına göre değişebilir. Örneğin;
33. haftada ultrasonda "tahmini fetal(bebek) ağırlığı" 2500 gram
olan bir gebelikte "makrozomi" durumundan bahsedilebilir. Çünkü
bu haftadaki bir bebeğin ortalama olarak 2000 gram civarında
olması beklenir.
Daha doğru tabiri ile Makrozomi (=LGA, Large for gestational
age, gebelik yaşına göre iri bebek) tanımını şu şekilde
yapılmalıdır: Makrozomi, bebeğin büyüme eğrisinde 90.
persantilin (yüzdenin) üzerinde olmasıdır.
Düşük doğun ağırlıklığı (=SGA, Small for gestational age,
gebelik yaşına göre küçük bebekler) ise büyüme eğrisinde 10.
persantilin altındaki fetusleri içerir. 10. ve 90. persantiller
arası büyüklükler ise dağılımdaki normal grubu (=AGA,
Appropriate for gestational age) gösterir. 50. persantil ise tüm
toplumda doğan bebeklerin ağırlıklarının ortalamasını ifade
eder.
Düşük doğum ağırlığındaki en sık nedenler annenin gebeliğinde
sigara kullanması, preeklampsi veya yüksek tansiyon, ileri
evrede şeker hastalığı (diabet), annenin kaşektik (zayıf) olması
veya gebelik süresince yeterli beslenememesi, bebekteki bazı
anormallikler (kromozom bozuklukları veya gebelikte geçirilen
bazı enfeksiyonlara bağlı) olabilir. Bu tür durumlarda özellikle
gebeliğin son dönemleri bebek açısından son derecede risklidir;
bebek rahim içinde ölebilir veya doğum sonrası pek çok problemle
karşı karşıya kalabilir.
Gebelik yaşına göre küçük bebeklerdeki (SGA) en sık neden
"Plasentadaki dolaşım bozuklukları" dır. Maalesef pek çok
durumda bu bozuklukların neye bağlı olduğu net olarak
saptanamaz.
Makrozomideki en sık nedenler ise annenin gizli veya aşikar
şeker hastalığı (diabet), annenin boy ve kilo olarak iri olması,
ileri anne yaşı, annenin kendi doğum kilosunun fazla olması
sayılabilir.
Bebeğin normalden iri olması sezaryen riskinin artması, doğumun
zor olması (özellikle doğumda omuz takılmaları), bebeğin daha
yorgun doğması ve doğduktan sonra bazı metabolik
rahatsızlıklarla (özellikle sarılık gibi) daha sık karşılaşması
gibi problemler yaratabilir. Ayrıca annenin doğum sonrası
kanamaları (atoni kanamaları) ve doğum yırtıkları normalden daha
fazla olabilir.
Rahim içindeki bebeğin boyu ölçülebilir
mi?
Bebeğin rahim içindeki duruşu genel olarak, baş öne eğik ve
bacaklar gövdeye çekili pozisyondur. Ayrıca ilerleyen gebelik
haftaları sonucunda ulaşılan büyüklüğe bağlı olarak bebeği bütün
olarak ultrasonda görmek imkansızlaşır. Bu yüzden bebek artık
bölgesel olarak ayrı ayrı incelenir.
Tüm bu nedenlerden dolayı 14. gebelik haftasından sonra bebeğin
boy uzunluğu ölçülmez. Kaldı ki bu ölçümü yapmanın da bize
sağladığı bir yarar da bulunmaz.
Gebelik izleminde bizim için önemli olan bebeğin boyu değil
kilosudur.
"Makrozomi (İri bebek) ve
komplikasyonları"yla ilgili daha detaylı bilgi almak için
tıklayınız >>>
|